Kurtuluş Mücadelesine destek veren, Türk basınına birçok gazete kazandıran vatansever gazeteci Ali Naci Karacan, vefatının 70. yılında da unutulmadı.
Cumhuriyet döneminin kurucu isimlerinden, Milliyet gazetesinin kurucusu Ali Naci Karacan, aramızdan ayrılışının 70’inci yılında rahmet, minnet ve özlemle anılıyor.
Hayatı boyunca ülkesine hizmet etmeyi ilke edinen Karacan, genç kuşaklara ilham vermek amacıyla Lozan, Lozan Konferansı ve İsmet Paşa gibi önemli eserler kaleme aldı. Fenerbahçe Spor Kulübü başkanlığı döneminde spora da katkıda bulundu; kulübüyle birlikte birçok başarıya imza attı. Cumhuriyet’in çağdaşlaşma vizyonuna uygun olarak kurduğu Milliyet gazetesiyle Türk basınına kalıcı bir iz bıraktı.

Ali Naci Karacan kimdir?
Gazeteci-yazar Ali Naci Karacan, 1896 yılında İstanbul’da doğdu. Fransız Ererler Okulu’nun ardından Galatasaray Lisesi’nden mezun oldu. Lise yıllarında, öğretmeni Tevfik Fikret’in etkisiyle aruz vezniyle şiirler yazmaya başladı.
Gazeteciliğe, Yunus Nadi’nin yazı işleri müdürü olduğu Tasvir-i Efkar gazetesinde adım attı. Üç yıl sonra İkdam gazetesine geçti. Burada İttihat ve Terakki’yi eleştiren yazılar kaleme aldı; aynı dönemde Rûbab dergisinde Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Cadı romanı üzerine eleştiri yazıları yayımlandı. Sonrasında Vakit gazetesinde yazı işleri müdürlüğü yaptı.
- Dünya Savaşı sırasında Bağdat’taki Türk birliklerini komuta eden Goltz Paşa’nın tercümanı olarak cephede görev aldı. Savaşın ardından Necmettin Sadak, Kazım Şinasi Dersan ve Falih Rıfkı Atay ile birlikte Akşam gazetesini kurdu (1918). Bu dönemde Milli Mücadele’yi destekleyen yazılar yayımladılar.

Kurtuluş Savaşı’nın ardından, Lozan Barış Antlaşması’nı imzalayan heyetle birlikte İsviçre’ye giden Karacan, burada yaptığı gözlemleri Lozan Konferansı ve İnönü adlı eserinde topladı. Türkiye’ye döndükten sonra İkdam gazetesini yeniden yayımlamaya başladı (1926). Ancak Harf Devrimi’nin ardından yaşanan teknik sıkıntılar nedeniyle gazete kapanmak zorunda kaldı.
Kısa süreli bir Viyana döneminin ardından Türkiye’ye döndüğünde Politika (1931), İnkılâp ve Tan (1935) gazetelerini kurdu. Bir dönem Anadolu Ajansı’nın Balkan muhabirliğini üstlendi. 1948’de İsviçre Basın Ataşesi olarak görev yaptı. 1950 yılında ise Milliyet gazetesini kurarak Türk basınındaki yerini sağlamlaştırdı.

Ali Naci Karacan’ın anısını yaşatmak amacıyla, 1962 yılında Milliyet gazetesi tarafından başlatılan yazı yarışmaları ile “Karacan Armağanı” verilmeye başlandı.

Gazetecilik kariyeri boyunca pek çok yazı ve makaleye imza atan Karacan’ın yayımlanmış iki kitabı bulunmaktadır:
Eserleri:
- Ya Hürriyet Ya Ölüm (1934)
- Lozan Konferansı ve İnönü (1943, 2. baskı 1971)























